1969 yılında İngiltere'de doğan Sara Ahmed, Pakistanlı bir baba ve İngiliz bir annenin kızıdır. Çocukluk ve gençlik yıllarını Avustralya ve İngiltere arasında geçirmiştir. Bu çok kültürlü ve göçmen arka planı, kariyerinin ilerleyen aşamalarında çalışacağı aidiyet, yabancılık ve farklılık temalarında kendi gözlemlerini ve deneyimlerini aktarmasına büyük fayda sağlamıştır.

Kariyerinin büyük bölümünü Londra Üniversitesi bünyesindeki Çağdaş Kültürel Çalışmalar Merkezi'nde profesör olarak geçiren Ahmed, 2016 yılında, üniversitedeki cinsel taciz vakalarına karşı tutumun yetersiz olması sebebiyle görevinden istifa etti. Ahmed, bildiği kadarıyla en az 6 soruşturmanın yürütüldüğünü ancak bu süreçlerin kurumsal yapıda gerçek bir değişim yaratmadığını, aksine sorunların üzerinin örtüldüğünü iddia etti.

Taciz sorununu çözmeyen bir kurumda çalışmaya devam etmenin, o sorunun yeniden üretilmesine ortak olmak anlamına geldiğini belirten Ahmed, ayrıca kurumun içindeyken "uyumlu" olma baskısı hissedilirken, dışarı çıkmanın bu sorunları daha yüksek sesle ve özgürce dile getirme imkânı tanıdığını gösterdi. Bu istifa sadece Ahmed'in kariyerinde bir dönüm noktası değil, aynı zamanda İngiltere'deki yükseköğretim sisteminde cinsel tacizle mücadele yöntemlerinin ciddi şekilde sorgulanmasını sağladı. Akademiden ayrılışı ile beklenilenin aksine yayın üretim hızı arttı. Yazılarında daha çok kişisel ve politik konulara değinen Ahmed ayrılışının ardından internet üzerinden yayınladığı Feminist Oyunbozanlar bloğu ile dünya çapında büyük ilgi topladı. Bu ilgi de Ahmed'in anlatım dilinin bir akademik çalışmadan ziyade daha sade ve akıcı bir dil kullanmasının büyük pay sahibi olduğu düşünülmekte.

Gelin bir düşünce deneyi ile Ahmed'in meşhur anlatısı "Feminist Oyunbozan"ı daha yakından tanıyalım. İş yerinden çalışma arkadaşlarınızla akşam yemeği yediğinizi düşünelim masa farklı farklı insanlarla dolu olmasına rağmen sohbet bir şekilde koyulaşmış durumda. Günün yorgunluğu ile arkanıza yaslandınız ve iletişime dinleyici olarak katkı sağlamayı seçtiğiniz dakikalardasınız. Ardından, ilerleyen saatin ve ortamın samimiyetine güvenerek bir iş yeri arkadaşınızın homofobik bir şaka yaptığını duyuyorsunuz. İrkildiniz ve rahatsız oldunuz fakat herkesin günün yorgunluğu atmak için toplandığı bu masada yapılanın komik olmadığını ve sizi rahatsız ettiğini söylemek istiyorsunuz. Bir yandan da masanın tadını kaçırmamayı ve o kasıntı olarak adlandırılan insan olmamayı Ahmed'in tabiri ile "oyunbozan" olmamayı tercih ediyorsunuz. Göğsünüzdeki yumru ile susuyor ve sohbetin başka bir yere doğru akması için bekliyorsunuz. Fakat Sara Ahmed sizin gibi düşünmüyor. Ahmed'e göre, oyunbozan olduğunuzda size yöneltilen "Huzuru bozuyorsun." suçlaması aslında bir yer değiştirme operasyonudur. Sorun o andaki "şaka" veya "ayrımcılık" değil, sizin buna verdiğiniz tepkiymiş gibi yansıtılır. Ahmed'e göre size yakıştırılan oyunbozan etiketini kabullenmek ve bunun bir suçlama değil tespit olduğunu anlamak gerekir. Şu an bu neşeyi bozuyor olma sebebiniz başkasının aşağılanması üzerinden eğlenmeyi reddediyor oluşunuzdur.