"Haydut devlet" kavramı, uluslararası ilişkiler literatüründe bir devletin yerleşik uluslararası normlara ve hukuki yükümlülüklere uymadığı, bölgesel ya da küresel güvenliği tehdit eden davranışlar sergilediği yönündeki algıyı ifade eden siyasal bir niteleme olarak kullanılmaktadır. Kavram, hukuken tanımlanmış bir statü olmaktan ziyade, belirli aktörlerin dış politika söylemi içerisinde işlev gören normatif ve dışlayıcı bir etikettir.
Bu çerçevede, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, dış politika söyleminde İran'ı sıklıkla "haydut devlet" olarak tanımlamıştır. Ancak eleştirel yaklaşımlar, bu kavramın evrensel ölçütlere dayanmaktan ziyade güç ilişkileri tarafından şekillendirildiğini vurgulamaktadır. Nitekim "haydutluk" ölçütleri olarak sunulan tek taraflı müdahalecilik, uluslararası kuralları esnetme ve yaptırım siyaseti gibi pratiklerin, kavramı kullanan aktörlerin politikalarında da gözlemlenebilmesi, haydut devlet söyleminin nesnel bir sınıflandırmadan çok, siyasal meşruiyet üretme aracı olarak işlev gördüğünü göstermektedir.