7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan tarafından oluşturulan Mekke İttifakı, anlaşmaya taraf ülkelerin NATO'nun 5. Maddesine benzer şekilde, üç devletten birine karşı gerçekleştirilecek silahlı saldırının hepsine yapılmış kabul edileceği ve kolektif karşılık verileceği hükmü ile dikkat çekmişti.

Mekke İttifakı, İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerine düzenlediği misilleme saldırılarıyla görünür kıldığı Körfez ülkelerinin askeri, ekonomik ve siyasi problemlerini ve kırılganlığını da resmetmesinin yanında, geçtiğimiz aylarda başlayıp Suudi Arabistan ile Yemen'deki İran yanlısı Husiler'in Babülmendep Boğazı'nda ilan ettikleri deniz ablukası kapsamında Suudi enerji tesislerine ve bölgedeki gemilere yönelik saldırılarıyla şiddetlenen çatışmaların ardından kurulmuştu.

Bu hafta yeni bir gelişme yaşandı. İttifakın dışişleri bakanlarının 5 Ekim günü Riyad'da buluşmasının akabinde yapılan açıklama metninde geçen askeri kuvvetlerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve hızla konuşlandırılacağı ifadesi, Türkiye'nin bölgeye asker göndereceğine dair bir tartışma başlattı. Hukuki ve politik itirazları da içeren anlaşma metninin henüz TBMM'ye sunulmadığı biliniyor. Bu tartışmanın konusunu ise Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi ve anlaşmada alınan kararların uygulanabilmesi ile Anayasa'nın 92. Maddesine göre Türkiye'nin yabancı bir ülkeye asker göndermesinin Meclis onayına bağlanması oluşturuyor.