Son beş yıldır uluslararası ilişkiler dünyasının çoğunlukla ana gündemi olan Rusya-Ukrayna Savaşı temelleri 2014 yılına kadar gitse de 24 Şubat 2022'de başladı. Başladığı günden beri yarattığı başta mülteci ve enerji krizi olmak üzere çok sayıda krizle sadece bölgesel bir mesele olmaktan çok evrensel bir mesele olarak dünyanın karşısında.

Rusya'da savaş döneminde iki seçim yapıldı, ilki 15-17 Mart 2024 tarihleri arasında yapılan devlet başkanlığı seçimiydi. Bir önceki seçime göre seçime katılım oranı %67.54'ten %77,49'a çıkmış ve mevcut başkan Putin'in oyu %76.69'dan %87,28'e çıkmıştı. Bu sonuçtan savaşın ikinci yılında Rusya'da savaşa olan desteğin çok yüksek olduğu sonucu çıkarılabilir.

Savaş döneminde yapılan ikinci seçim ise Duma yani meclis seçimiydi. 18–20 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılan seçimlerde, Putin'in desteklediği parti olan Birleşik Rusya Partisi bir önceki seçime göre oylarını %49.82'den %59.01'e yükselterek, 450 sandalyeli meclisin 349 sandalyesini kazandı.

Ana muhalefet olan Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nin itirazlarına rağmen seçim sonuçlandı. Kremlin yönetimi, seçimleri kazanarak meşruiyetini pekiştirdi.

Seçimler sırasında Ukrayna'nın Moskova'ya düzenlediği drone saldırısı, Kremlin'i bir hayli öfkelendirmiş olacak ki Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, seçim sonrası için planlanan Rusya-ABD-Ukrayna müzakerelerinin başlama ihtimalinin kalmadığını açıkladı. Savaş tüm yıkımıyla devam ediyor, geçtiğimiz aylarda Ukrayna'nın gerçekleştirdiği Rus petrol üretim merkezlerine drone saldırısı gibi olaylar Rusya'yı zor duruma sokmakta. Ukrayna masaya eli istediği kadar güçlü olduğunda oturacak gibi duruyor. Kremlin içinse bu savaş bir ölüm kalım meselesi.