Hindistan'ın doğuya yönelik ilgisi görece yeni bir durumdur. Ülkenin, Güneydoğu Asya ile yakın tarihi bağları olmasına rağmen, bağımsızlığını takiben "bağlantısızlık" ilkesiyle içe dönmesi bölgedeki etkisini ciddi şekilde zayıflatmıştır.
Soğuk Savaşın son yıllarında Hindistan'ın Sovyetler Birliği ile olan ilişkisi ve Vietnam'a verdiği destek, Hindistan'ın ağırlıklı olarak ABD etkisi altındaki bölgeden siyasi olarak uzaklaşmasını pekiştirmiştir. Bu durum, 1991 yılında Soğuk Savaş'ın bitmesiyle değişmiştir. Bu tarihte Hindistan, izlediği ekonomik izolasyon ve "Bağlantısızlar" politikasından kurtulup yerine "Stratejik Özerklik" politikasını bensimsemiştir.
Hindistan ancak son otuz yılda Güneydoğu Asya ile kapsamlı bir ilişki kurmaya çalışmıtır. Bu çerçevede, 1992 yılında Başbakan Narasimha Rao öncülüğünde Doğu'ya Bakış (Look East) politikasını oluşturmuştur. Bu politikanın temel amaçları arasında; bölgede hızla yükselmeye başlayan ve hem Hindistan hem ASEAN hem de ABD için tehdit oluşturan Çin Halk Cumhuriyeti'ne karşı denge unsuru oluşturma, yeni ekonomik partnerler edinme, yeni stratejik ittifaklar oluşturma ve kültürel bağları güçlendirme gibi nedenler yer almaktaydı.
Ancak, 2014 yılında Doğu'ya Bakış politikası Hindu milliyetçisi Narenda Modi tarafından Myanmar'da düzenlenen Hindistan-ASEAN Zirvesi'nde güncellenmiştir. Zirvenin sonucunda Doğu'ya Bakış (Look East) politikası Doğu'ya Hareket Et (Act East) politikasına dönüştürülmüştür. Gözle görülür değişimin devinimle olacağını fark eden Hindistan hükümeti, 2011'de ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın Hindistan'ı AsyaPasifik'te daha aktif bir rol oynamaya çağırmasıyla Asya-Pasifik bölgesine salt "bakmakla" yetinen Doğu'ya Bakış politikasını bölge sorunlarına daha aktif katılan ve diyalog mekanizmaları daha kuvvetli olan Doğu'ya Hareket Et politikasına yükseltmiştir. Doğu'ya Hareket et, Hindistan'ın Güneydoğu Asya'dan ziyae daha yoğun olarak Asaya-Pasifik bölgesinde daha proaktif bir rol almasını hedefleyen eylem odaklı, proje ve sonuç temelli bir politikadır.
Doğu'ya Hareket Et Politikası üç temel unsurdan oluşmaktadır:
(i) Ekonomik unsur: Serbest Ticaret Anlaşmaları yoluyla Güneydoğu Asya ile daha fazla ekonomik entegrasyon ve Endonezya, Vietnam, Malezya, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Singapur ve ASEAN ile stratejik ortaklıklar kurulması.
(ii) Sosyo-kültürel unsur: Ramayana ve Mahabharata gelenekleri ve Budist bağlantılar da dahil olmak üzere ortak kültürel mirasın teşvik edilmesi.
(iii) Siyasi güvenlik unsuru: Özellikle enerji ve ticaret açısından deniz ikmal yollarının güvenliği meselesi.
Doğu'ya Bakış politikasında görece geri kalan askeri-stratejik boyut Doğu'ya Hareket Et politikasında Filipinler'e BrahMos füzelerinin satışı ve Vietnam ile askeri lojistik anlaşması gibi olaylarla öne çıkmıştır. Hindistan deniz güvenliğine yoğunlaşmış ve bunun sonucunda Malakka Boğazı farklı bir statü kazanmıştır. Aktif angajman ve savunma stratejisi kapsamında ASEAN'la kurulmuş bağlar daha da güçlendirilmiştir. Ayrıca, Kuzeydoğu Hindistan'a fayda sağlayarak ticareti, iş dünyasını, kültürel alışverişi ve bağlanabilirliği artırmak amacıyla Agartala-Akhaura Demiryolu Bağlantısı, Mekong-Hindistan Ekonomik Koridoru ve Hindistan-Myanmar-Tayland Üçlü Otoyolu gibi projeler yapılmıştır.
Tüm bu adımların arkasındaki temel motivasyonlardan biri, Çin'in bölgedeki artan etkisine karşı bir denge unsuru oluşturmaktır. Karşılaşılan çeşitli zorluklara rağmen Doğu'ya Bakış ve Doğu'ya Hareket Et politikaları, geçmişte kendini izole eden Hindistan'ı bölge siyasetine başarıyla entegre etmiş ve onu önemli bir aktör haline getirmiştir.