7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden ve binlerce sivilin hayatını kaybettiği çatışmalarda, İsrail'in askeri müdahalelerinin gıda güvenliği üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğu ve açlığın krizin merkezinde yer aldığı bildirilmektedir. Çatışmaların başlangıcından beri yoğun bombardımana maruz kalan Gazze halkı, 7 Ekim sonrası İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın emri ile gıda, su ve elektrik tedarikinin kesilmesiyle birlikte ciddi bir gıda güvensizliği sorunuyla da karşı karşıya kalmıştır. Devletlerin ve uluslararası örgütlerin çağrılarına rağmen İsrail'in bu tutumunu sürdürdüğü gözlemlenmektedir. Yaklaşık iki yıldır devam eden çatışmalar, tekrarlayan yerinden edilmeler ve insani yardıma erişimdeki ciddi kısıtlamaların, bölge halkını açlığa sürüklediği rapor edilmektedir.
IPC (Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması), 22 Ağustos 2025 tarihinde Gazze'de kıtlık koşullarının tespit edildiğini açıklamıştır. FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü), UNICEF (BM Çocuklara Yardım Fonu) ve WFP (Dünya Gıda Programı) gibi kuruluşlar da açlığa bağlı ölümlerin artması, akut yetersiz beslenme düzeyinin hızla kötüleşmesi ve gıda tüketimindeki düşüşlerin, kıtlık sınıflandırması için gerekli kriterlerin karşılandığına dair makul kanıtlar sunduğunu belirtmektedir.
OCHA (BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi) verilerine göre, 15 Haziran 2025 itibarıyla yıl başından bu yana toplam 18.741 çocuk akut yetersiz beslenme nedeniyle hastanelerde tedavi altına alınmıştır. IPC'nin verileri, yalnızca 2025 yılının Temmuz ayında 12 binden fazla çocuğun akut yetersiz beslendiğini ortaya koymuştur. Bu rakam, şimdiye kadarki en yüksek aylık veri olmakla birlikte, yıl başına göre altı kat artış anlamına gelmektedir. Hastanelere erişimin kısıtlı olmasının yanı sıra, tedavi sonrası taburcu edilen çocukların yeterli besin ve temiz suya ulaşamaması nedeniyle sağlık durumlarının yeniden kötüleştiği rapor edilmektedir. Mayıs ayında açıklanan IPC analizinden bu yana, 2026 yılı Haziran ayı sonuna kadar yetersiz beslenme nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya kalması beklenen çocuk sayısı 14.100'den 43.400'e çıkarak üç kat artmıştır.
Uluslararası yardım kuruluşlarının Gazze'ye insani yardım malzemesi ulaştırma çabalarının, İsrail tarafından getirilen kısıtlamalarla karşılaştığı belirtilmektedir. Bu duruma örnek olarak, 1 Nisan 2024'te World Central Kitchen (WCK) tarafından yürütülen gıda yardımı faaliyetinde, İsrail insansız hava araçlarının üç araçlık bir konvoyu hedef alması sonucu yedi yardım görevlisinin hayatını kaybetmesi gösterilmektedir. Benzer şekilde, Özgürlük Filosu Koalisyonu tarafından organize edilen Madleen gemisine 9 Haziran'da uluslararası sularda İsrail tarafından müdahale edilmiş ve gemideki 12 kişi gözaltına alınmıştır. İsrail'in bu müdahalesi, uluslararası kuruluşlar tarafından hukukun ihlali olarak değerlendirilmiştir.
İsrail'in uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiği yönündeki iddialar, dünyanın dört bir yanında protestolara ve uluslararası insani yardım örgütlerinin tepkilerine neden olmaktadır. Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer vermiştir: "Devletler eylemsizliklerine son vermeli ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmelidir. İsrail'in korkunç ablukasını derhal koşulsuz kaldırmasını ve Gazze'deki soykırıma son vermesini sağlamak için gerekli tüm baskıyı uygulamalılar. Ya İsrail'in hukuksuz eylemlerine her türlü katkıyı sonlandırmalı ya da katliam suçlarına ortak olmayı göze almalılar. Bu da İsrail'e her türlü askeri desteğin acilen durdurulmasını, İsrail'in soykırımında veya uluslararası hukuka yönelik diğer ağır ihlallerinde rol oynayan ticaretin ve yatırımların yasaklanmasını gerektirmektedir.