Küresel siyasetin seçim dönemine girdiği bir zamanda kritik bir seçim de Brezilya'da gerçekleşti. 4 Ekim tarihinde gerçekleşen seçimlerde halk devlet başkanını, senatoyu ve meclisi seçti. Aslına bakarsak devlet başkanını seçemedi çünkü Brezilya, her ne kadar ülkemize coğrafi olarak uzak olsa da siyasi sistem bakımından benzer bir yapıda. Hem Türkiye hem Brezilya'da yürütme, genel seçimlerde %50+1 oy alarak seçilen devlet başkanına verilmekte. Meclis ve senato seçim sonuçlarına baktığımızda oy dağılımı güçlüyken, başkanlık için iki partinin adayı %40 oyun üzerinde oy aldı: Liberal Parti ve İşçi Partisi.
Bir önceki seçim olan 2022 yılındaki seçimde İşçi Partisi adayı Lula Da Silva seçimi 30 Ekim 2022 tarihinde yapılan ikinci turda %50,9 oyla kazanmıştı, rakibi Jair Bolsonaro ise %49,1 oy almıştı. Sonuçların baş başa sonuçlanması sonrası ülkede siyasi istikrarsızlık başladı.
Bolsonaro destekçilerinin 8 Ocak 2023'te Brezilya Ulusal Kongresi, Devlet Başkanlığı Sarayı ve Yüksek Mahkeme'yi basması darbe girişimi olarak nitelendirildi ve Jair Bolsonaro'ya önce 2030 yılına kadar siyasi yasak sonra 27 yıl hapis cezası verildi. Sağlık sorunları sebebiyle cezasını şu an ev hapsinde geçirmekte.
4 Ekim'de yapılan seçimlerde Liberal Parti adayı, tutuklu siyasetçinin oğlu Flavio Bolsonaro. Karşısındaki aday ise babasını yenen siyaset kurdu Lula Da Silva, seçime bu açıdan baktığımızda Bolsonaro ailesi için ne kadar kritik olduğunu anlamış oluruz. İlk turda Flavio Bolsonaro %47, Lula Da Silva ise %45 oy aldı. Kalan yaklaşık %8'lik oy ise çoğunlukla merkez sağ ve merkez parti adaylarına ait olduğundan 25 Ekim'de gerçekleşecek ikinci tur seçimlerinde zafer Bolsonaro'nun gibi duruyor. Babasının intikamını sandık yoluyla almasına çok az bir süre kaldı dersek abartmayız.
2022 yılındaki seçimlerde, ABD'deki Biden yönetimi Lula Da Silva'yı desteklerken bu yılki seçimlerde Trump yönetimi Flavio Bolsonaro'yu destekledi. Amerika kıtasında ABD yönetimiyle uyumlu aday ve partilerin seçimlerden zaferle ayrılmaları düşündürücü.
