Eylül 2015'te New York'ta, Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülke tarafından imzalanan tarihi bir anlaşmayla; yoksulluktan açlığa, eğitimden sağlığa, temiz enerji ve iklim krizinden cinsiyet eşitliğine, sürdürülebilir şehirlerden okyanus korumaya kadar insanlığın ve dünyanın önündeki en büyük sorunları tek tek belirten 17 hedef ve 169 alt hedef kararlaştırıldı. Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler bu hedefleri gerçekleştireceklerine söz verdiler.

Peki Türkiye bu hedefler içerisinde nerede duruyor? Her yıl Haziran ayında yayımlanan Sürdürülebilir Kalkınma Raporu (SDR), Türkiye'yi 70,6 puanla küresel ortalamanın (78,1) biraz altında bırakarak 167 ülke arasında 73. sıraya yerleştiriyor. Bu sonuç ne parlak ne de kaygı verici bir tablo çiziyor; ancak Türkiye'nin dünyanın en büyük 16. ekonomisi olduğu düşünüldüğünde bazı alanlarda soru işaretleri yaratıyor.

Yalnızca ekonomik açıdan değil, sosyal ve kurumsal boyutlarda da dikkat çekici bir tablo var. 17 hedefin tamamını benimseyen Türkiye, SKA 16 (Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar) kapsamında uluslararası alanlarda düşük bir konumda devam ediyor.

2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 158. sıraya yerleşen Türkiye, bu alanda küresel ölçekte geride kalan ülkeler arasında gösteriliyor. Freedom House'un 2025 raporunda ise Türkiye'nin genel özgürlük puanı 100 üzerinden 33, siyasi haklar puanı 17 olarak ölçüldü; Türkiye son 10 yılda en fazla gerileme yaşayan ülkeler arasında yer aldı. Kalkınma planlarında SKA hedeflerine atıfta bulunulmasına karşın basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve sivil toplum alanlarındaki uluslararası değerlendirmelerdeki olumsuz veriler, anlaşma ile uygulama arasındaki mesafeyi açıyor.

Benzer bir gerileme SKA 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) alanında da gözlemleniyor. Türkiye, 2006'da Küresel Cinsiyet Uçurumu raporunda 105. sırada yer alırken 2024'te 127. sıraya geriledi ve Avrupa bölgesindeki en düşük sıraya yerleşti.

Olumsuzlukların yanında oldukça başarılı olunan noktalar da var. SKA 1 (Yoksulluğa Son), SKA 4 (Nitelikli Eğitim) ve SKA 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) alanlarında Türkiye sürdürülebilir ilerleme kaydeden ülkeler arasında gösteriliyor ve raporlarda SKA hedefine ulaşıldığı belirtiliyor. Bunların yanında 6 tane hedefte de gelişme yoluna gidildiği gözlemleniyor. Veriler de bunu destekliyor. 2007 yılında yüzde 20'nin üzerinde olan yoksulluk oranı 2021 itibarıyla yüzde 7,6'ya indi; bu düşüş eğilimi sürdü ve 2024'te yaklaşık yüzde 5,2'ye geriledi. Bu da SK1 kapsamında büyük bir gelişmeyi kanıtlıyor.

SKA 4 alanında ise 2002'de 367 bin olan derslik sayısı iki kattan fazla artırılırken derslik başına düşen öğrenci sayısı ilköğretimde 36'dan 23'e, ortaöğretimde 30'dan 22'ye indirildi. Ekonomik büyümede de büyük oranda gelişme sağlayarak 2002-2022 yılları arasında reel GSYİH artışı ortalama yüzde 5,4 olarak gerçekleşti; Türkiye bu süreçte üst orta gelir statüsüne ulaştı.

Sonuç olarak Türkiye'nin SKA tablosu, bazı alanlardaki gerçek kazanımları ile diğer alanlardaki gerileme eğilimlerinin bir arada yaşandığı karmaşık bir görünüm sunuyor. 2030'a az bir zaman kalması ile dengelemek biraz zor görünüyor fakat imkansız değil.