Ukrayna ve Rusya 2014'ten beri aktif bir krizin, 2022'den beri ise topyekün bir savaşın içerisinde. Savaş uzun bir süre Ukrayna sınırları içerisinde konvansiyonel olarak ağırlık bulmuş olsa da her iki tarafın altyapıya yönelik operasyonları da önemli bir savaş eforu taşıyor. Nitekim Kiev, bu operasyonlardan birini geçtiğimiz hafta Rusya'nın teknoloji devi "Yandex"e ait veri merkezlerini vurmasıyla gerçekleştirdi.
Ukrayna, 8 Ekim'den bu yana Rusya'daki en kapsamlı internet servis sağlayıcısı "Yandex"e ait üç veri merkezini dronlarla vurdu. Operasyon sonucunda Yandex'e ait bulut sistemlerinin, yapay zeka eğitimi için kullanılan süper bilgisayarların ve arama motorunun altyapısı hasar görürken Rusya çapında dijital servislere erişimde ciddi düşüşler yaşandığı bağımsız kaynaklarca doğrulandı. Saldırılar neticesinde Sasovo ve Vladimir'deki merkezler faaliyet dışı kalırken Kaluga'daki merkezin faaliyetleri de ciddi bir sekteye uğradı. Saldırıların ardından Yandex'in yaptığı açıklamada, şirketin kurumsal talepleri karşılamada güçlük çektiği ve şirket faaliyetlerinin kısmen askıya alındığı duyuruldu. Yandex, veri merkezlerinin normal hizmetlerin aktif kalmasında yerinin önemli olduğunu belirtirken sistemlerin ne zaman normale döneceğinin belirsiz olduğunu da vurguladı. Ukrayna kısa bir süre önce Yandex'in pazar rakibi konumundaki "Sberbank"a ait inşa halindeki bir veri merkezini de vurdu. Saldırılar sonucunda Rusya'nın dijital ağlarını kullanan Ermenistan, Belarus ve Kazakistan gibi ülkelerde de dijital hizmetlerde aksamalar olduğu belirtildi.
Kiev tarafından bu saldırılara yönelik resmi değerlendirmeler gecikmedi. Operasyonun ardından Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, operasyonların Rusya'nın Kiev'de düzenlediği veri merkezi saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiğini ve "Moskova'nın savaş makinesine gelir sağlayan yerleri hedeflediğini" vurguladı. Zelenski aynı zamanda saldırıların ardından "sosyal medyadaki saldırganlığın azaldığı" yönünde açıklamalarda bulundu. Zelenski'nin açıklamalarının Rusya'ya bağlı olduğu düşünülen "bot hesapların" aktivitelerinin azalmasına yönelik olduğu belirtildi. Gerçekten de, Cloudflare Radar verilerine göre Yandex ağının otomatik trafiğinde %94'e varan düşüşler olduğu doğrulandı. Velâkin bu düşüşlerin sebebinin bot hesapların inaktif hale gelmesinden mi yoksa Rusya genelindeki internet erişiminin sekteye uğramasından mı kaynaklandığı henüz doğrulanabilmiş değil. Siber güvenlik uzmanları, sosyal medyada karşılaşılan sahte hesaplar ile arama motorlarının kullandığı web tarayıcılarının arasındaki farkı vurgularken eldeki verilere temkinli şekilde yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Bu bot ağlarının dağınık yapılarda konuşlandırıldığı ve veri merkezi saldırılarından doğrudan etkilenmediği düşüncesi de mevcut. Ancak yine de, saldırıların Rus online propaganda makinesini etkileyip etkilemediği sorusu ciddiyetini koruyor.
Rusya'nın siber güvenliğe ve dijital platformlardaki varlığına uzun süredir yatırım yaptığı biliniyor. Bu yatırımlar kapsamında Rusya'nın Batı'daki kamuoyunu etki altına almak maksadıyla bot hesaplarla belirli gündemleri ve tartışmaları alevlendirdiği iddiaları uzun süredir mevcut. Özellikle Amerikan kamuoyunda 2016'daki Başkanlık Seçimlerinden beri Rusya'nın seçimlere dijital ortamlar üzerinden etkide bulunmaya çalıştığı hakkında tartışmalar sürüyor. Benzer tartışmalar 2020 ve 2024 seçimlerinde de gündeme gelmişti. Yine aynı tartışmalar Almanya'da AfD'nin sosyal medyadaki desteği üzerine de gündeme geldi. Yakın zamanda Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham da, Rusya'nın 2016'da gerçekleştirilen ve Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılmasına sebep olan Brexit Referandumunu etkileyecek şekilde dijital kamuoyu etkileme çalışmaları gerçekleştirdiğini iddia etmişti. Burnham, benzer çalışmaların şu anda Fransa ve Almanya'da da gerçekleştirildiği görüşünde. Saldırıların yaklaşmakta olan 2026 ABD Ara Seçimlerinden haftalar önce gerçekleşmesi de seçim öncesinde kamuoyunun otomatik hesaplarla nasıl yönlendirilebileceği ve seçimler üzerindeki yabancı etkilerin gerçekliği hakkındaki tartışmaları da gündeme getirdi. Saldırılar ve etkileri, devletlerin dijital altyapı ve siber güvenlik yatırımlarının önemini bir kez daha gözler önüne sererken dijital propaganda faaliyetleriyle mücadelenin, bu faaliyetlerin yürütülmesini sağlayan fiziksel altyapının hedef alınması üzerinden de yürütülüp yürütülemeyeceği sorusunu da gündeme taşıdı.