Petrol 19 ve 20. yüzyılın en gözde ham madde kaynağıydı ve hâlâ öyle. Ama 2010 yılında Çin ve Japonya arasındaki Diaoyu/Senkaku Adaları anlaşmazlığı sırasında yeni bir ham madde kaynağı gündeme taşındı: nadir toprak elementleri. Öyle ki Nisan 2025'te Çin'in ABD'ye NTE ihracat yasağından sonra küresel tedarik krizi ve maliyet artışları yaşandı.
Nadir toprak elementleri, periyodik tablonun 57-71 numaralı elementlerini oluşturan lantanitler ve kimyasal özellikleri benzer olan, doğada genellikle onlarla birlikte bulunan skandiyum ile itriyum elementlerinden oluşur. Elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri, akıllı telefonlar, savunma sanayii, çip teknolojileri, yenilenebilir enerji kaynakları gibi birçok alanda yoğun bir şekilde kullanılır. Bu elementleri "nadir" kılan özellik doğada az bulunması değil; işleme maliyetlerinin çok yüksek, ayrıştırmanın çok zor olmasıdır.
Çin tek başına küresel NTE üretiminin %61'ini, rafinaj ve ayırma kapasitesinin ise %92'sini elinde bulunduruyor. Çin'in İç Moğolistan bölgesinde bulunan Bayan Obo sahası, NTE bakımından dünyadaki en büyük maden sahası olarak kabul ediliyor. Bayan Obo tek başına Çin'in toplam NTE rezervlerinin %80'ini ve küresel rezervlerin yaklaşık %40'ını barındırıyor.
Teknolojik altyapısına ayrılan yatırımların yüksek kaliteli malzeme üretimiyle birlikte değerlenmesi Çin'i oyun kurucu olarak konumlandırdı. Çin bu pozisyonu NTE planlamasını erken yapmasına borçlu.
Amerika hâlihazırda NTE konusunda dışa bağımlı bir ülke. 2020-2023 döneminde ihtiyaç duyduğu NTE bileşik ve metallerinin %70'ini Çin'den ithal etti. Bu bağımlılık ABD'nin savunma sanayiindeki üstünlüğünü sekteye uğratabilir. F-35 savaş uçağında yaklaşık 410 kg, Arleigh Burke sınıfı DDG-51 destroyerinde 2,36 ton, Virginia sınıfı nükleer denizaltıda ise 4,17 ton NTE bulunduran ABD, bağımlılığı azaltmak için iki ülke üzerindeki politik baskısını artırıyor: Ukrayna ve Grönland. Ukrayna dünyadaki NTE rezervlerinin %5'ini elinde bulunduruyor. Bu rezervlerin %40'ı Rusya işgali altındaki bölgelerde. Grönland ise disprosyum, terbiyum ve diğer ağır NTE'ler bakımından zengin rezervlere sahip. Bu elementler; elektrikli araç motorları ve rüzgâr türbinlerinde kullanılan NdFeB mıknatıslarının direncini artırmada kullanılıyor.
Türkiye 2022 yılında duyurduğu Eskişehir/Beylikova'da bulunan 694 milyon tonluk toplam cevher rezerviyle Çin'den sonra ikinci büyük NTE sahasına sahip. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı; pilot tesisin ardından endüstriyel üretime geçilmesiyle birlikte yıllık 570 bin ton nadir elementi saflaştıracak bir sanayi tesisi kurmayı hedefliyor. Bu, Türkiye'nin NTE piyasasında aktör konumda olabilmesi için güzel bir haber ama yeterli değil.
Türkiye'nin "çıkar-sat" modelinden "katma değer üretici" konumuna geçmesi için altyapı yatırımlarını artırması ve Çin'e bağımlılığını azaltmak isteyen ülkelerin oyundaki yerlerini iyi analiz etmesi gerekiyor.
ABD hükümetinin MP Materials ve USA Rare Earth'e ortak olması, Ukrayna ile mineral anlaşması imzalaması ve Grönland için atılan adımlar ABD'nin NTE konumunu değiştirebilir. Ancak NTE tedariki için alternatif projelerin gecikmemesi durumunda bile 2035 yılında Çin'in NTE pazar payının ancak %75'e düşeceği öngörülüyor. AB ve Türkiye'nin iki dünya kutbu arasındaki stratejisi ise ayrı bir incelemenin konusu.