Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun 2025 yılı verileri korkutucu bir tabloyu gözler önüne seriyor: Erkek şiddeti sonucu 294 kadın hayatını kaybederken 297 ölüm ise kayıtlarda "şüpheli" olarak yer alıyor 2024'te ise en az 394 kadın cinayeti gerçekleşti ve bu verilere göre şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sayı olarak kayıtlara geçiyor. T24'te yer alan haberlerde ise 2026'nın ilk beş gününde en az 4 kadının öldürüldüğü ve 1 çocuğun katledildiği vurgulanıyor.
Tartışmalar, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen 7571 sayılı kanun değişikliğiyle daha da derinleşiyor. 26 Aralık 2025'te yürürlüğe giren paketle infaz rejiminde değişiklikler yapıldı. 11. Yargı Paketinin 27. maddesi gereğince, "alt soya ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları" dışındaki şiddet suçlarının failleri 3 yıl erken tahliye imkânı tanıyor ve düzenleme 31 Temmuz 2023 öncesinde işlenen suçları kapsıyor.
Türkiye Barolar Birliği Kadın Hakları Komisyonu yaptığı açıklamasında pakette bulunan infaz düzenlemesinin, kadına ve çocuğa yönelik kasten öldürme ve cinsel suçlar kapsam dışı bırakılmış olsa da kadına yönelik şiddetle mücadele açısından ciddi riskler barındırdığı vurguluyor. Kadına yönelik şiddetin, yargılama pratiğinde çoğunlukla "yaralama" vb. suçlar kapsamında değerlendirildiği ifade edilen açıklamada, "Bu durum faillerin infaz indirimi ve erken tahliye düzenlemelerinden yararlanabilmesine yol açmaktadır" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada kadına yönelik şiddet vakalarının çoğunda kadınların öldürülmeden önce ağır fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kaldığını ve kadınların ağır yaralandığına, yüzlerinin yandığına, takip edildiğine ve tehdide uğradıklarına dikkat çekildi. Fakat, bu suçlar "yaralama" olarak belirtildiği için yeni yargı paketi kapsamında failler infaz indiriminden veya tahliyeden yaralanabiliyor.
Kadınlar için Eşitlik Platformu (EŞİK) ise bu düzenlemenin şiddeti cesaretlendirdiğini söyleyerek paketin yirminci maddesine karşı uyarıda bulundu. EŞİK, "Binlerce kadına karşı şiddet faili serbest bırakılacak, önlem alın" başlıklı açıklamasında, "Eziyet, intihara yönlendirme, kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, çocuklara ve yetişkinlere yönelik tecavüz dışındaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunma suçu da 27. madde kapsamında yer alıyor.
Sayısı tam olarak açıklanmayan ama en az binlercesi haberlere yansıyan şiddet faili salıverilecek. Bu aflar, potansiyel failleri cesaretlendiriyor" açıklamasını yaptı.
Yargı paketinde bu denli değişiklikler yapılırken aflarla tahliye edilen mahkumlar ve bundan cesaret alanlar cinayet işlemeye devam ediyor. Henüz geçtiğimiz günlerde Durdona Khakımova isimli genç kadın beden bütünlüğü bozulmuş şekilde Şişli'de bir çöpün içinde bulundu. Bu 8 Mart'a giderken, İstanbul Sözleşmesi'nin hayati önemi ve 6284 sayılı kanunun etkin uuygulanması talebi her zamankinden daha gür bir sesle hatırlatılıyor. Peki sizce kadınlar bu paketin tam olarak neresinde?