Nepal'den Bangladeş'e, Hindistan'a uzanan gençlik hareketlerinin tek bir lideri yok. Ortak bir partisi de yok ama ortak bir soruları var: Kurmadıkları bir düzenin bedelini neden gençler ödüyor? Yolsuzluk, işsizlik, eğitimde eşitsizlik ve kurumlara duyulan güvensizlik farklı ülkelerde benzer bir öfke doğuruyor. Meydanları dolduran Z kuşağı sadece hükümet kararlarına itiraz etmiyor. Önceki kuşakların kurduğu siyaset biçimine de itiraz ediyor.
Bu dalga her yerde farklı sonuçlar doğurdu. Nepal'de yolsuzluğa ve internet kısıtlamalarına karşı eylemler başladı. İki gün içinde hükümet düştü, 35 yaşındaki Başbakan Balendra Shah bu hareketin en somut sonucunu doğurdu.
Bangladeş'te on yıllara yayılan bir siyasi hanedanlık, öğrenci eylemleriyle yıkıldı ve Muhammed Yunus geçici yönetimi kurdu ama eski elitler sandık yoluyla yeniden güç topladı. Bu da sokakta kazanılan bir zaferin parlamentoda ne kadar çabuk zayıflayabileceğini gösterdi.
Hindistan'da Yüksek Mahkeme Başkanı Surya Kant, mayıs ayında iş bulamayan gençleri hamam böceğine benzetti. Sözlerine büyük tepki gelince gençler bu hakareti tersine çevirdi. "Hamam Böceği Halk Partisi" adıyla yeni bir siyasi hareket kurdu, hareketin Instagram hesabı beş günde 14,5 milyon takipçiye ulaştı. Sınav yolsuzluklarına karşı büyüyen öfke, beş hafta süren protestolarla hükümeti geri adım atmaya zorladı ve Eğitim Bakanı istifa etti.
Fas'ta hareket, Agadir'de bir devlet hastanesinde sekiz kadının ölümüyle başladı. "GenZ 212" adını taşıyan grup Discord üzerinden örgütlendi. "Stadyumlar burada, peki hastaneler nerede?" sloganıyla 2030 FIFA Dünya Kupası için harcanan milyarlara tepki gösterdi. Protestolar polisle çatışmaya dönüştü, iki kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Endonezya'da öfke, milletvekillerine verilen yüksek konut ödeneğiyle körüklendi. Bir polis aracının 21 yaşındaki motosikletli kuryeyi ezerek öldürmesi, gösterileri isyana çevirdi. Parlamento binaları ve milletvekillerinin evleri kundaklandı, en az yedi kişi öldü, binden fazla kişi gözaltına alındı.
Filipinler'de milyarlarca pesoluk sel kontrol projelerindeki yolsuzluk iddiaları gençleri sokağa döktü. Manila'da on binlerce kişi "Trilyon Peso Yürüyüşü" adı altında toplandı. Öğrenciler, Marcos Jr'ın istifasını istemeden sadece yolsuzluğa karışanların yargılanmasını talep etti.
Bu örnekler Z kuşağının tek bir blok olmadığını gösteriyor. Hindistan'daki bir gencin sınav adaleti kaygısı, Fas'taki bir gencin iş arayışıyla birebir örtüşmüyor. Ama hepsini birleştiren bir şey var: gelecek kaygısı. Bu kuşak bir hakareti saatler içinde bir slogana çevirebiliyor. Tek bir etiketi kalabalık bir sokak eylemine dönüştürebiliyor. Bu yönüyle de önceki kuşakların örgütlenme biçiminden ayrılıyor.
Gençlerin talepleri aslında net. Tarafsız bir hukuk ve güvenceli bir gelecek istiyorlar. Kararların alındığı masada yer istiyorlar. En önemlisi kendi geleceklerini kendileri kurmak istiyorlar.