NEET kavramı (Not in Education, Employment or Training); hâlihazırda bir işi olmayan, mesleki gelişim sürecinde bulunmayan ve bir eğitime kayıtlı olmayan gençleri ifade etmektedir. Türkiye'de özellikle 2020 senesinde pik yaparak önceki yıllara kıyasla artmaya devam eden bu kavram, bir nevi risk altındaki gençleri tanımlamaktadır. Gençlik dönemleri arasındaki geçiş süreçlerinin karmaşıklaşması, eğitim ve staj süreçlerinde tam zamanlı olarak kalmada yaşanan güçlükler, yarı zamanlı veya karma iş modellerinin gelişmesi, emek piyasasındaki değişiklikler ve mevcut işlere erişim ile ilgili zorluklar NEET'in ana ögeleri gibi görünse de bu kavramın mikro ve makro düzeyde tartışılabilecek pek çok altta yatan sebebi vardır.
NEET kapsamındaki gençler incelendiğinde ve bu kapsama girmeyen gençlerle karşılaştırıldığında farklı bulgular ortaya konmuştur. Ailenin sosyo-ekonomik geçmişi, ebeveynlerin eğitimi ve istihdamı, tek ebeveynli ailede yaşamak, erken hamilelik, ailede suç veya şiddet eğilimi, sağlık sorunları, bağımlılık ve olumsuz çocukluk deneyimleri NEET durumunun görülmesinde belirleyici konulardır. NEET'in cinsiyet dağılımına bakıldığında; 18-29 yaş aralığında Türkiye'deki gençlerin %30'u, erkeklerin %17'si, kadınların ise %43'ü bu kapsama girmektedir. Kadınlarda bu oranın erkeklere göre iki katından fazla oluşu, Türkiye'yi Avrupa ülkeleri arasında en yüksek kadın NEET oranına sahip ülke konumuna getirmektedir. Evli gençlerde NEET oranlarına bakıldığında ise; evli kadınlara olağan iş gücünün yanında biçilmiş toplumsal görevler, ağır ev sorumlulukları, çocuk sahibi olduktan sonra işten çıkarılma ve çocuk bakımı gibi sorunlar sebebiyle kadınlarda bu durumun görülme sıklığının erkeklere oranla fazlasıyla yüksek olduğu gözlenmiştir.
Toplumsal bir gerçek olarak ele alınmaya başlanan ve diğer etkenlerle birleşince de çığ gibi büyüyen bu sorunla karşılaşan gençlerde; üniversiteden mezun olunmasına rağmen iş bulunamayışı, ekonomik nedenlerle ailenin yanından ayrılamama, sosyal yaşama aktif bir şekilde katılamama sebebiyle sosyal dışlanma, ekonomik olarak aileye bağlı kalma zorunluluğu ve psiko-sosyal şiddet durumlarının ortaya çıktığı uzmanlar tarafından gözlenmiştir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde toplumun en dinamik ve üretken kesimi olan gençlerin bu şekilde sorunlarla karşılaşması, ekonomik ve toplumsal büyüme açısından büyük risk barındırmaktadır. Diploma başarılarının ardından özellikle yeni mezun olmuş gençlerin hızlı bir şekilde iş gücü piyasasına kazandırılması önem arz etmektedir. Aynı zamanda bu sorunu psikolojik açıdan en sağlıklı ve doğru bir şekilde anlamak gerekmektedir. Arka planında oldukça çeşitli sorunlar barındıran bu kavramın, sadece nicel araştırmalar gibi genellemeyi hedefleyen çalışmalarla değil; NEET sorununun heterojen doğasına uygun biçimde, sorunları bireysel düzeyde anlamaya ve çözmeye odaklanan çalışmalarla ele alınması gerekir. Psikolojik destek, vaka çözümleri, ekonomik destekler ve akademik yönlendirmelerle birlikte bu sürecin yönetilmesi toplum sağlığı açısından en doğru yöntem olacaktır. Genç işsizliği Türkiye'de yalnızca bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda derin bir toplumsal eşitsizlik ve demokratik katılım krizidir. "Ev gençlerini" yok sayıp unutulmaya bırakmak yerine, doğru politikalarla sorunun en doğru şekilde çözüleceğini umuyoruz.