"Sizi duyabiliyorum! Dünyanın geri kalanı da sizi duyuyor! Ve bu binaları yıkanlar da çok yakında hepimizin sesini duyacak!" bu sözleri ABD Başkanı George W. Bush, 11 Eylül 2001 saldırılarından üç gün sonra enkaz alanında söyledi. Başta ABD olmak üzere tüm dünya şoktaydı, bir adet yolcu uçağı Pentagon'a, iki adet yolcu uçağı Dünya Ticaret Merkezi'ne çarpmış ve üç bine yakın sivil hayatını kaybetmişti. El-Kaide militanlarınca gerçekleştirilen saldırılar yakın dönemin en büyük terör saldırısıydı.

Soğuk Savaş döneminde SSCB'ye komşu İslam ülkelerinde sosyalizmin yayılmasını önlemek için geliştirilen "Yeşil Kuşak" doktrini, ülkeler içindeki İslami yapıları destekleyerek Sovyet yayılmacılığını engellemek amacındaydı. Doktrinin en çok desteklendiği ülkelerden olan Afganistan bir ülkeden çok bir satranç tahtası gibiydi.

27-28 Nisan 1978 tarihlerinde gerçekleştirilen Sevr Devrimi ile Afganistan Cumhuriyeti askeri darbe ile yıkılmış ve yerine Afganistan Demokratik Cumhuriyeti kurulmuştu. Darbenin ardından ülkedeki İslami gruplar ayaklandı. Ayaklanmalar bastırılamayınca 24 Aralık 1979 tarihinde SSCB, Afganistan Demokratik Cumhuriyeti'nin yanında savaşa dahil oldu. Bunun üzerine Siklon Operasyonu adıyla ABD ve Pakistan başta olmak üzere çok sayıda ülke Afgan mücahitlere silah ve eğitim desteği verdi.

14 Nisan 1988 tarihinde imzalanan Cenevre Anlaşması ile Afganistan ve Pakistan arasında, ABD ve SSCB'nin garantörlüğünde uzlaşı sağlanmıştı ve anlaşma uyarınca SSCB birlikleri Afganistan'ı terk etmeye başladı. El-Kaide, Cenevre Anlaşması sonrası savaşa devam etme yanlısı olan Usame Bin Ladin tarafından 1988 yılında kuruldu. Sovyet desteğinin kesilmesiyle zayıflayan Afganistan Demokratik Cumhuriyeti, SSCB'nin çökmesiyle savaş gücünü çok ciddi biçimde kaybetti ve başkent Kabil'in düşmesiyle yıkıldı. Onun yerine 28 Nisan 1992 tarihinde Peşaver Anlaşması uyarınca kurulan Afganistan İslam Devleti geldi. Ancak mücahit gruplar arasındaki başta dini görüş farklılıkları sonucu oluşan ayrılık Eylül 1994'te Taliban'ın kurulmasına yol açtı. 27 Eylül 1996'da Taliban, Kabil'e girdi ve Afganistan İslam Emirliği'ni ilan etti.

Afganistan'da bunlar yaşanırken Usame Bin Ladin memleketi Suudi Arabistan'daydı. 2 Ağustos 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgaliyle başlayan Körfez Savaşı'nın ardından Suudi yönetimi, ABD askerlerinin ülkesinde konuşlanmasına izin verdi. Usame Bin Ladin bu karara karşı çıkarak Suudi yönetimine, ABD askerleri yerine El-Kaide mücahitlerinin Suudi Arabistan topraklarını koruyabileceğini söyledi. Kutsal topraklarda "kâfir" olarak nitelendirdiği askerlerin bulunmamasını istedi. Suudi yönetimi bu teklifi reddedince Bin Ladin, yönetimin meşruiyetini kaybettiğini söyledi.

Usame Bin Ladin, 1991'de ülkeyi terk etmek zorunda kaldı ve Sudan'a yerleşti. İlerleyen yıllarda, ABD ve Suudi baskısıyla 1996 yılında Bin Ladin Afganistan'a döndü ve Taliban'ın müttefiki oldu. Ağustos 1996'da "İki Kutsal Cami'nin Topraklarını İşgal Eden Amerikalılara Karşı Savaş Bildirgesi"ni ve Şubat 1998'de "Yahudilere ve Haçlılara Karşı Dünya İslami Cephesi" fetvasını yayımladı. 12 Ekim 2000'de Yemen açıklarında USS Cole destroyerine düzenlenen intihar saldırısında 17 ABD askeri hayatını kaybetti. 11 Eylül 2001'de ise 19 El-Kaide üyesi tarafından gerçekleştirilen saldırılar, ABD'ye tarihinin en travmatik günlerinden birini yaşattı ve Pax Americana'nın çöküşüne sebebiyet verdi.